Anasayfa Röportaj Şükrü Gülmüş Röportaj!

Şükrü Gülmüş Röportaj!

alt 
Murat Dağdelen/ Röportajlarımıza, Kürt düşünce dünyasının en renkli simalarından kadim dostumuz sayın Şükrü Gülmüş’le devam ediyoruz. Sayın Gülmüş’e, bize zaman ayırdığı için Kürdistan-Aktüel ve şahsım adına teşekkür ediyorum.

Murat Dağdelen-AKP hükümetinin geliştirmeye çalıştığı “Demokratik Açılım “ projesini genel hatlarıyla nasıl değerlendiriyorsunuz. Genel hatlarıyla diyorum çünkü, içerik olarak elimizde kapsamlı verilere dayanan somut bir proje bulunmuyor.

Gülmüş- AKP Hükümeti’nin önceleri ‘Kürd Açılmı’ olarak başlattığı iş aslında Amerika’nın AKP’inin önüne koyduğu ve çerçevesinini belirlediği bir zorunlu ‘Ev Ödevi’dir. Hatta bu süreç Öcalan’ın paketlenip Türkiye verilmesiyle başladı. Ancak Türkiye’deki devletin asli sahipleri olan Ordu ve Genelkurmay; kolay kolay bu ev ödevine hele hele Kürd Açılımı’na falan değil, külliyen Kürd’ün (K)’sına karşıdır. Ancak bu konuda Amerika onları dinlemiyor. Amerika’nın muhatabı Akp ve İstanbul Sermayesi ve onun içindeki Kürdlerdir. Ancak bu ‘Kürd Sorunu’ ateşten gömlek olduğundan hükümsüz olan hükümet ve RT. Erdoğan kamuoyuna bir beyaz kağıt sundu. ‘Açılım’!.. Kim bundan ne aynlıyorsa, konuşsun ve yazsın. Ancak AKP ‘Ben konuşulan ve yazılanların ne kadarını yaparım, ben de ona bakarım’ diyor. Ve öncelikli hedefleri Öcalan, PKK ve KCK’dir.
Bu konunun tartışılması bile sevindirici bir durum. Ancak muarızlar çok.
Başta Genelkurmay, CHP, MHP, Öcalan ve tüm bağlı kurum ve kurumlaşmaları. Her adıma kırk bir çomak sokuluyor. Bence AKP değil, TKP olmuş olsaydı hükümette bundan daha ilerisini yapamaz.

Murat Dağdelen- AKP’yi samimi buluyormusunuz. AKP’nin projeyi kamuoyuna açıklamasından bu yana geçen süredeki çalışmalarını yeterli buluyormusunuz. Gereklerini yapabildi mi? Yapamadıysa nedenleri neler olabilir?

Gülmüş- Öcalan ve PKK’sından kurtlumak ve KCK Kandil’den kurtulma konusunda samimi ancak Kürd Meselesinin çözümünden –son tahlilde- Genelkurmaydan farkı yok. Yani onların derdi Öcalan ve PKK’sı. Ama bunu doğuran nedenlere kesinlikle gelmek istemiyorlar.

Murat Dağdelen- Öcalan’ın avukat görüşmelerinde açıkladığı sürece ilişkin değerlendirmelerini ve kendi bireysel pozisyonunu çözümün önüne çıkarmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?  Öcalanın, Kürtlerin ulusal demokratik haklarını elde etmek için herhangi bir projesi olduğuna inanıyormusunuz? Varsa nedir bu proje? Öcalan’ın, çözüm karşıtı olan çevreler ve onların siyasal temsilcisi olan MHP ve CHP ile aynı siyasal çizgide olması sizce nasıl açıklanır?

Gülmüş- Öcalan, PKK’sı ve tüm kurum ve kuruluşları hakkındaki görüşlerim ve Özellikle İmralı’ya gidişle beraber kurduğu Avukatlar Örgütü hakkındaki görüşlerim yakinen biliniyor. Ve son on yıldır hep bu konuda yazıyorum. Bence Öcalan eleştirilmeden yani onu eleştirip ‘Hain’ olmak göze alınmadan hiç bir Kuzey Kürdü ‘Ben insanım’ bile diyemez. Öcalan’ın varsa bir projesi; ki vardır bana göre, oda Kuzey Kürd hareketinin canlı dinamiklerini ortaya çıkarmak, deşifre etmek ve onları imha etmektir. Kendisinin en büyük emel ve istemi kendisinin içinde olacağı sıradan bir efendi hizmetinde en beter ihanet rolünü oynama ihtirasıdır. Ve bu konuda çok usta, haklarından zerre kadar feragat etmez. Dün, bugün ve yarın da bu idealinden vazgeçmez.
O Kuzey Kürdünün başına gelmiş ve gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Ondan ve onun yarattığı sistemden kurtulmayan bir insan asla iflah olmaz. CHP ve MHP hatta genelkurmay bile mahsum kalır.
Ve ben asla onu ideolojik, politik bir lider olarak almam. O duruş itibariyle kalibresi en düşük olan bir Halfeti Kürdüdür. Öcalan’ın kendini en güzel ifade eden bir ifadesi var: ‘Ben Kürdlüğün düşürüldüğü noktada çıktım’

Murat Dağdelen-DTP’nin kapatılmasının nedenleri nelerdir, süreci nasıl etkiler. DTP’lilerin “Demokratik Çözüm” sürecine ilişkin politikalarını nasıl değerlendirirsiniz. DTP Kürt halkının istemlerinin ifadesi olabildimi? DTPliler kendilerine yönelik bir özeleştiri vermeleri gerekir mi, gerekirse bunlar nelerdir? DTP liler bundan sonra ne yapmalılar?

Gülmüş-DTP’nin kapatılmasını Öcalan istedi ve sağladı.Bana göre en önemli sebepleri
1-Ahmet Türk’ün karizmatik olarak biraz sivrilmesi, Obama ile görüşmesi, hele de eline verilen kağıdı okumaması, Öcalan’a gönderme yapmaması, onun ipinin çekilmesine yetti.
2-DTP içinde mırın-kırın eden ve vitrinde olanlar talimatları yerine getirmiyor. Bunların tümü değişecek. Yani Militan/Apocu ve kesinkes Ayna gibi dosdoğru Öcalan’ı adres gösterenler yönetime gelecek.
3-Sabri Ok ve Öcalan’a kerhen (içerde) hoşnutsuz olanlara operasyon çekildi. Ve bunların tümü de Sabri Ok Musa’nın (ki Musa’nın yerine siz Abdullah’ın okuyun) günah keçisi haline getirilecek ve bunlar tasfiye edilecek. Kurulan BDP artık Ayna’nın çigisini uygulayacak.Yani ‘Biz bilmeyiz. İmralı bilir.’ Ayna ve Dicle bunun mimarı olacak.

Murat Dağdelen-Tokat eylemini nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu bir provakasyon mu? Öyleyse amacı nedir? PKK nin bu provakasyon eylemi ile ne yapmayı amaçlamıştır? PKK ve Türk siyasal ve toplumsal hiyerarşisi içinde bulunan çözüm karşıtlarının söylem ve yöntemlerinin aynılığının nedenleri ne olabilir?

Gülmüş- Tokat eylemi tipik bir 33 Asker Olayı’dır. Bir iki ihtimal var.
1-Dersim bölgesinde açık hoşnutsuz olanlara yüklendi. Onları tasfiye ve imha edebilirler.
2- Genelkurmay ve Derin KCK içindeki iki grubun karşılıklı (sağlam) bir bağlantıları sonucu olabilir. Hatta bu olay bana bir zamanlar Öcalan’ın ‘Bize Çiller’i vuralım ama siz üstlenin’ söylemine de yakın geldi. Sanırım Tokat-Reşadiye eylemi de böyle bir şey olabilir. Ve 33 Asker Olayı gibi olabilir hatta daha da vahim bir durumdur. Çünkü adı geçen bölgede KCK grupları yok. O kadar uzak ve zorlu bir sahada eylem yapıp, hiç bir iz bırakmadan yok olan bu gerillalar ancak ve ancak ‘Azrailgiller’ familyasından olabilir.
Zaten ‘Yerim dar. Nefes alamıyorum. Ölüm çukuruna sokuldum’ ile başlayan sokak eylemleri, 17 yaşındaki Serep, 23 yaşındaki Aydın ve Tokat’taki tokat eylemi bize fikir edinmemizi verecek kadar açık. Ne oldu bunun neticesinde? Öcalan’ın sineklik engeli kalktı. Kapısının üstünde pencere açıldı. Cezaevleri Genel Müdürü ayağına gitti. Son görüşmede görüş süresi 2 saate çıkarıldı. Hatta bu gelişlerle yeninden muhataplığın merkezine oturdu. Buda onun için yeterli gelir.

Murat Dağdelen- Açılım süreci bitti mi?

Gülmüş- Açılım bitmez.  Ev ödevi verenler bunu kabul etmez. Ya ev ödevlerini yaparlar ya da onlara yaptırırlar. Bu onların iradesi dışında sürecek bir iş. Ancak, bence Kuzey Kürdleri bu konudaki istemlerni direkt Amerika’dan istemeli ve onlar ülke içinde bir güç olmalıdırlar. Eğer ülke içinde üçüncü bir boyut gelişmeyecek olursa; bu Öcalan ve genelkurmay daha çok AKP yutar. Bir şey daha, Öcalan son Çarçamba Ayetlerinde ‘Parlamento’da kalın’ dememiş olsaydı. Türk ve yanındaki beyler ‘hayır kalmayız’ diyebilirler miydi? Yani Öcalan ‘Tamam. Bu kadar yeter. Yola devam’ dedi. Yoksa sonuç erken seçime giderdi.

Murat Dağdelen- Bittiyse değişim karşıtı çevreler yani statükocular kazandı diyebilirmiyiz?

Gülmüş- Maç hala devam ediyor. Kazanan ve kaybedenler henüz yok.Ben en çok şunun netleşmesinden yanayım.
1- Sorun Öcalan ve onun KCK’si mi?
2- Yoksa gerçekten Kürd Halkının –en az- anayasal haklarının tanınmamsı mıdır?
İki tercihten birini, dayatmak gerekir. Öcalan ve KCK’sinin Kürd Haklarının yolunu kapattığı bir gerçek. Bu konuda AKP ile taktiksel birlik kurulabilir ve desteklenir. Peki ya diğer sorunda ne olacak? Yani AKP ve Açılımcılara Öcalan’a karşı birlik olalım ama şu 12 Eylül Anayasına da bir el atar mısın monşer? Demek gerek. Veya Öcalan’a karşı olduğun kadar şu Paşa’na da ‚Ya hele de zırt-pırt ortaya çıkma deme durumun var mı, diye sorması gerekir.

Bir konuda kazanım var. Düne kadar bu Öcalan’dan medet uman ve onu hala ‚APO, Mandella‘ görenler yüzünü daha iyi gördü. Taraf ve bazı liberal aydın ve demokrat köşe yazarlarının bu olaylarla kafası netleşti. Bu iyi bir gelişme. Belki bu sayede Öcalan’ın PKK için faili meçhulleri ve ona muhalif olanlara da saha açılır. İnandırıcılığı artar.

Murat Dağdelen-Statükocuların kazanması, Kürtler ve Türkiyenin değişimden yana olan  çevreleri için, hangi anlamlar içerir?

Gülmüş-Ben şahsen artık Muhafazakar, Satukocu ve asker vesayetinin pek para etmeyeceği bir iklime girdiğimize inanıyorum. Bunun yanında soğuk savaş dönemi lider tipleri, örgüt ve örgütleme anlayışlarının da sonun geldiğine inanıyorum. Çağ ve dönem bizden yana. Kuzey Kürdlerinin temel açmazı bana göre; şu anki mevcut Öcalan vesayetini aşamamamızdır. Muhalif olanlar da şeklen muhalif gibi. Peki Öcalan ve BDP ve KCK’si dışında ciddi bir oluşum var mı? Sorun bira zda burda. Öcalan ihanetçi dahi olsa bir güçle sahneyei işgal ediyor.

Murat Dağdelen- Değişimden, demokrasiden ve barıştan yana olan güçle,  şimdiye kadar olumlu bir performans ortaya koyabildilermi? Bundan sonra neler yapmalılar?

Gülmüş- Ben  yıllardır; birinci tekil şahısla konuşmaya alıştırdım kendimi. Kendimin düşüncelerin tercumanı oluyorum. Birey eksenli söylemle ancak bireylere seslenebilirim. Çünkü reel politikanın aktörlerina akıl verecek durumda değilim. Bu nedenle biz PKK geleneğinden gelenler ve Öcalan muhalifi olarak bilinenlerin yapması gerekenler için şunu diyebilirim.
Kürdün bir sorunu var. Bu da meşrutiyetinin, vartlığının tanınmasıdır. Biz kendimiz eğer Amed’de konumlandırıyorsak; öncelikli görevimiz ülkemizin içine 35 yıldanm beri bir Beko Avan ve bir Truva Atı olan Öcalan ve Öcalan belasıyla kapışmamız lazım. Buna tavır alamayanların Türkiye’deki demokrasi sorunlarıyla ilgilenmesi abesle iştigaldir. Bir halkın varlığı ve davası söz konusu. Ve Genelkurmay burayı denetlemiyor. O işgalci ama sokaklara, ve evlere hakim olan Öcalan.
Yeniden ve her anlamıyla bir kopuş şart. Ama önce bu 35 yllık bir resmi ideolojiyle kapışmak gerekir. 85 yıllık devam eden zaten işgalci ve buna sıra tam da gelmişti.

Murat Dağdelen- Son olarak belirtmek istediğiniz bir şey var mı?

Gülmüş- Son olarak şunu söylemeden edemiyeceğim. Ben yazılı sorulara ikinci kez yanıt verdim. Bir sen sevgili arkadaşım Murat’a bir de Sadık Yalsızuçanlar’a . Çünkü bu tür sorulara bana ters. Eğer bazen soruların karşılık tam olarak bulmadıysa kusura bakma. Çünkü yan yana ve bir birimize yakınız. Ben sorulardan ziyade bir söyleşiyi tercih ederim.
Selam ve sevgilerim.
Yeni görevine ve Kürdistan Aktüel camiasına selam ve sevgilerimi iletiyorum.

Bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz.
Gülmüş- Ben de teşekkür ederim.
Almanya/Essen,17 Aralık 09

 

Yorum ekle