Gel ve bütün kadınlarım olarak gel

Yazdır
PDF

altYücel Yeşilgöz

“O eski çağlarda kalmış; hatta üzerinden milatlar geçmiş; tozlanmış; unutulmaya yüz tutmamış, hepten unutulmuş; kadre uğramış; zamanında da sonrasında da hiç değer görmemiş; hırpalanmış, çiğnenmiş, ayaklar altına alınmış sevdalarımın kadınlarını getir.”
Gel ve bütün kadınlarım olarak gel   

Çağrım sanadır; gel. Benimkisi bir Mevlana çağrısı değil. Çoktandır kapalı dergahlarım, dağlarım, yaylalarım, ovalarım, otağlarım ve biçareliğim içerisinde yüreğim; ‘kim olursan ol’lara’. Sen yine de gel; yalnızlığımın orta yerinde boş bulacağın bir mekana usulca yerleşmek üzere gel. Kapılarımı sakın çalma. Onlar hep açık durdu yolculara, yorgunlara, susuzlara, aç-açıkta kalanlara, vurgun yemişlere; ve de gülüm birşeylerden ve hele kendilerinden kaçanlara. Sen gel, ötesi zaten deprem. Benimkisi yalnızlıklar ülkesidir. Bende yaralar biteviye depreşir; yangınlar hep kavurur; o bitmez tükenmez ikindi miskinliklerinde nice saltanatlar yıkılır, nice aşklara yeni düşler kurulur.
Ben kimim ya da ne miyim? Ah, bu sorunun cevabına bir ömür harcadım ve yerine koyacağım yedek bir ömrümün olmadığını anladığımda artık sonbahardı.
Gel ve gelirken saçlarına biraz rüzgar, gözlerine hiç doyuma ulaşmamış ama hiç de örselenmemiş bir tutam hüzün kat; bu mutlaka olsun. Bir de sevdalara vurgun olarak gel.
Ve gelirken bütün kadınlarımı beraberinde getir. O eski çağlarda kalmış; hatta üzerinden milatlar geçmiş; tozlanmış; unutulmaya yüz tutmamış, hepten unutulmuş; kadre uğramış; zamanında da sonrasında da hiç değer görmemiş; hırpalanmış, çiğnenmiş, ayaklar altına alınmış sevdalarımın kadınlarını getir. Benim olan o kadınları. Hani, yüreklerine hüzün yatakları serdiğim, gözlerindeki nemlenmelere aldırmadığım o uysal, vahşi, hoyrat, güzel ve çirkin kadınlarımı.
Işret akşamlarımı ve aşklarımı da yanına al. Içlerinde gözyaşı, kibir ve keder olan o akşamları ve kadınlarını. Hani o sevişmeleri hep kadük, ‘tarafları’ hep mahcup, sevişmelerde bir türlü kendilerini yüksek uçurumlardan aşağıya atamamış, güvenli mekanlara geri dönüşlerde ağızlarındaki bir tutam belli belirsiz tadlarla, hiçbir şey olmamışı ya da herşey olmuşu oynayan, kahramanları ile aşklarımı da getir.
Bir de beni terk eden kadınlarımı getir. Tanrım hepsi beni neden en yalnız ve en çaresiz zamanlarımda terk ettiler ve ben neden bu kadar çok ağladım kadınlar için?
Ben bütün kadınlarımın tenlerinin, gözlerinin rengini unuttum. Adlarının ne olduğunu bir kez olsun bile düşünmedim. Duruşlarının fettanlığı, bacaklarının sütunluğu, memelerinin diriliği anlık heyecanlardı; kayda geçirmedim. Hepsinden bende sadece tenlerinden tenime ve damağıma sinmiş kekremsi tadlar ve saçlarındaki rüzgarlar kaldı. O tadlarla içtim; o rüzgarlarla serinledim ve ısındım.
Aslında ben onlar için hiçbir zaman varolmadım. Milatlarına kayıt olarak düşmedim. Ve o yüzden onlar beni unutma zahmetine bile girmediler. Sen yine de onların herbirinden bir parça al, bu bin parçayla tılsımlı sularda yıkan ve bin kadınım olarak gel. Ya da iyisi mi, sen bin parçaya bölün; her kadınımda bir parça ol ve öylesine gel.
Biliyor musun, aslında benim hiçbir zaman kadınlarım olmadı. Hepsi ama hepsi birer yanılsamaydı. Kekremsi tadlar kendi cehennemimden kaldı bana. Rüzgarları bir sabaha karşı kendim yarattım; kentlerin, kırların üstüne salabilmek için. Ve kimbilir yaralarımın hiç kabuk tutmaması bu yüzden-unutma kadını olmayan erkek hep yaralı gezer.
Aldırma sen benim yakarışlarıma. Gelme, girme cehennemlerime; yazık olur sana. Hem sonra bakarsın gelişinle benim de yaralarım kapanır, hüznüm dağılır, fiyakam bozulur, serseriliğim yokoluverir. Bırak herşey eskisi gibi kalsın. Ama istersen şöyle usulca ilişebilirsin düşlerimin bir kenarına; eteğin hafifce sıyrılmış olsun, yüzüne de müstehzi bir ifade kondur ve öylece kalıver. Kimbilir, belki böylesi daha iyi gelir, bir yüzyıl süren yalnızlığıma.
Yücel Yeşilgöz
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir  

Yorumlar
Yeni Ekle Ara RSS
Yorum yaz
Adýnýz:
E-posta:
 
Web Sayfas1:
Baţlýk:
UBB Kodu:
[b] [i] [u] [url] [quote] [code] [img] 
 
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu giriniz.