Yazarlar
Elif Orhan
Sabiha Gökçen’i bilir mısınız?
Sabiha Gökçen’i bilir mısınız?
Elif ORHAN
"Tanıdığım Türkiyeli bir anne diyor ” Özür diliyorum, ben ve çocuklarım geçmişte olan bu katliamı bilmiyorduk, şimdi geçmişe giderek bunları öğrenmeliyim, çocuklarıma öğretmeliyim..Yoksa bu suç-utanca ortak olurum..”
Sabiha Gökçen’i bilir mısınız?
İlk kadın savaş pilotu , Dersim topraklarını, savunmasız insanları bombalayan kadın..!.
Bunun için ulusal kahraman seçilmiş, bir ton madalya da takılmış..
İstanbulda yapılan havaalanına ismi verilmiş..
Sabiha Gökçen pilot olarak dışarıda bir zafer kazanmamış, içeriyi, Dersim’i bombalamış..
Gökçen’e o madalya onun için verildi.
Bugüne kadar bu sorgulanmadı, Türkiye de karşı çıkan da olmadı, madalya geri de alınmadı..!
İbretlik madalyanın nedeni o dönem siyasi erkanda görevli bir yetkili anılarında şöyle anlatıyor;”
_”Dersim gönüllüsü, Dersim Harekâtı sonrası Sabiha Gökçen bir ulusal kahramandır. Onu ilk kutlayanlar Başbakan İsmet İnönü ve Cumhurbaşkanı Atatürk’tür. Atatürk “Seninle iftihar ediyorum Gökçen! Yalnız ben değil, bu olayı çok yakından izleyen bütün bir Türk ulusu iftihar ediyor... Genç kızlarımızın neler yapabileceklerini bir kez daha bütün dünyaya ispat ettiğin için övünsen yeridir.“
Türk genç kızı Sabiha ne yapmış, dünyaya ispat ettiği nedir?
Suçsuz-savunmasız insanların üzerine bomba-yakıcı-zehirli gaz atmak mı?
Mustafa Kemal’i analiz eden, yakında tanıyanlar şu ifadeyi kulanıyorlar; “Sabiha’yi kutlayan M.Kemal keyfi bir adamdı, sebebsiz yere Dersimlileri kırdı, politik bir hesabı bile yoktu”.
Ne diyelim..!
İnsanlıktan nasiplenmemiş M.Kemal Dersim çocuklarını-insanlarını öldüren Sabiha’yla övünmüş.
Bu suç ve ayıbın bir ulusun övünç kaynağı olduğunu söylemek kadar uatanç verici bir durum-gidişat olamaz, ona önderlik edenin kişiliği tartışılır.
Başka ülkelerde, medeniyetlerde bu karakter sahipleri diştalanılır, Türkiyede “önder” olmuş, putlaştırılmış..!
Savunmasız Dersimli insanların, çocukların, kızların üzerine bomba yağdıran, onları öldüren, gazlı bombalarla yakan bu Türk kızı M.Kemal-İnönü tarafında kutlanır, dünyaya Türk kızların neler, ne yiğitlikler yaptığını, gösterdiğini söylenir..
M.Kemal gibi kişiliği çocukluğundan yaşadığı travmalarla rencide olmuşlar toplumda kendilerini kanıtlama yoluna giderler, bu yapılan katliam, utanç tablosu ancak onun gibilerin eseri olur.... Sabiha gibi robotlaşmış kişileri de mutlaka bir yerlerden bulurlar.
Medeni toplumlarda bunları kimse kutlamaz, lanetler.
Kahramanlık madalyası almış Sabiha, Rivayete göre Ermeni soykırımdan öksüz kalan biriymiş… Düşmanına hayran oladuğu kadarda benzemiş ki başka bir halkın soykırımında savunmasız insanların üzerine bomba yağdırmış..
Sosyolog Mehmet Yıldız bunu söyle analiz ediyor; „Sabiha Gökçen’in başardığı nedir? Sabiha Gökçen bir kadın olarak uçak kullanmasını öğrenmiş ve 1938 Dersim jenosidi sırasında Dersim köylerini ve kadınların ve çocukların sığındığı mağaraları bombalamıştır.
Medeni ve vicdan sahibi uluslar asla Sabiha Gökçen gibi insanları ulusal kahraman olarak görmezler. Aksine Sabiha Gökçen’in yaptıklarını ulusal bir utanç vesilesi olarak görürler.
Sabiha Gökçen bir Mustafa Kemal ürünüdür. Sabiha Gökçen Mustafa Kemal’in suretidir”
Sabiha Gökçen insanı duygu taşımayan bir yaratık olmalı ki, savunmasız insanların üzerine bomba yağdırmıs.
Soysuzlaşan biri savunmasız insanları bombalar.
Aradan geçen yıllara rahmen bu konu da vicdanının sızladığını da hiç ifade etmemiş..
Sabiha Gökçen 28 Haziran 1987’de Nokta dergisinden Hıdır Göktaş’a verdiği röportajda harekât sırasında halktan ölenler olup olmadığı sorusunu da şöyle yanıt verecektir: “Yoktu. Keşif yapılıyordu, ordunun da istihbaratı vardı. Biliniyordu bu kötü kişilerin nerede olduğu.“
Kötü kişiler dedikleri dağlara sığınan Dersimliler, direnisçiler, savunmasız insanlardır..
Darbeci ve Dersimi bombalayan Muhsun Batur anılarında;“ „Sabiha Gökçen’e 28 Mayıs 1937 tarihinde, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı dahil olmak üzere üç yüzden fazla davetlinin katıldığı bir törenle Türk Hava Kurumu’nun Murassa (=değerli taşlarla bezenmiş) Madalyası verilecektir. Ancak ortada garip bir durum vardır. Sabiha Gökçen’in neden ulusal bir kahraman olduğu konusunda çarpıcı bir suskunluk vardır. Çünkü Dersim harekâtı kamuoyundan gizli tutulmuştur.(Ayse Hür-arastirmaci-gazeteci)
Öyleyse bu madalya niçin veriliyordu?
Tarih kitaplarında yazılmayan “Dersim soykırımı Sabiha’ya madalya vermiş..”
"Bu hava taarruzunda özellikle Sabiha Gökçen hanımın attığı 50 kiloluk bir bomba Keçizeken köyünden kuzeye doğru kaçan asi grubuna oldukça ağır zayiat verdirdiği yapılan gözetlemeden anlaşılıyordu” (M.Batur-12 mart muhtura sahibi-Dersim soykırımda yer alan) „
Bu ucubeye „kadın“ demek bile gereksiz,..
Dersimi bombalayan bu kadın nasıl yaşadı, kimdir, soyu-sopu nereden geliyor?
Bizim için çok önemli de değildir. Bilinen bir başka halkın soykırımında öksüz kaldığı ve M.Kemalın elinde büyümüş olduğudur..
_“O sırada, 19. Piyade Alayı’nda stajyer olarak görev yaparken Dersim’e gönderilen, geleceğin Hava Kuvvetleri Komutanı ve Kontenjan Senatörü, 12 Mart Muhtırası’nın imzacılarından Muhsin Batur yıllar sonra verdiği bir mülakatında okuyucularından özür dileyerek yaşantısının bu bölümünü anlatmaktan kaçınacağını söyler. Bunun nedeni sorulduğunda, Dersim’de tanık olduğu şeylerin bir devlet sırrı olarak kendisinde kalacağını“
1972 yılında Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayımlanan Türkiye Cumhuriyetinde Ayaklanmalar (1924-1938) adlı kitapta birkaç satır okumak mümkün olur: “Bu arada Demenanlı aşiret reisleri nezdinde toplantı halinde bulunan diğer aşiret reislerinin, havadan bombardıman edilmek suretiyle toplantıyı dağıtmak ve aşiretler üzerinde moral kırıcı bir etki sağlamak lüzumu üzerine Tayyare Alay Komutanı komutasında 15 uçaklı bir filo, Kırklar dağı-Darboğaz dere yolu-Zel Dağı-Kırmızı ve Kosur dağları kuzeyindeki Keçizeken (Yukarı Bor) köyünü havadan bombaladı.
..Anlatılanlar masal değil…Dersim insanın dramı, yaşadıkları..
Bu günlerde konuşulan bir belgesel var, yakında galası yapılıyor.
“ DERSiM'İN KAYIP KIZLARI BELGESELI“..Sabihaların geleneğini sürdürenlerin seyretmesi gerekiyor..
Sabiha bomladı, öldürdüklerini öldürdü, kalanları da sürdüler ki tümden erisin, geriye bir şeyler kalmasın.
Dersim soykırımında öksüz kalan çocuklar köklerinden koparıp bir şekilde karanlıklara atılmış....
Öksüz Sabiha 38 katliamın da dağlara, mağaralara sığınan direnisçileri, savunmasız kalan, kadın, yaşlı, çocuk ve yaralı demeden üzerilerine bomba yağdırmış
Dersimli çocukların sesleri mağaralarda yanık et kokuları eşliğinde yükselmiş..,..
…Sabiha yukarıdan bomba yağdırmaya devam etmiş..
Sabiha milli kahraman olarak kutlanmış, M.Kemal ellinde madalya almış....
İmralıda biri on yıldır çırpınıyor ki M.. Kemal’ı temize çıkarıp, katlettiği Dersimliler tarafında sevilsin, saygı görsün..!
Ne demişti; „M.Kemalin haberi yoktu, hastaymış, Dersim katliamını yapan degil“
Muhsin Batur gibiler onu yalanlıyor..
Acaba kendisi taş altı ettiği Dersimli çocuklari ne zaman itiraf edecek, bunun utancını kimler gelecekte anlatmaktan zorlanacaklar..!
Dersim insani, gelecek nesili cellatlarını tanımalı..!
Sabiha Gökçen..!
Hafızalarımıza işlenmiş bir isim...
Her Dersimlinin lanetle hatırlayacağı katil, ruhsuz bir yaratık… ahlaki yapısı bozuk , tabuları olmıyan M.Kemalın elinde bir oyuncak. Kopleksli, kendini kanıtlamak istiyen bir şefil ya da ruhu çöküntüsünü gidermenin yolunu bu şekilde bulan kişiliksiz bir kadın..
Halbuki; „kadın“ denilince önce insanı değerlerin yüklendiği „ana-bacı “gelir .
Bu zavalıya isim bulmak zor olmalı.
. Vicdanı sızlamayan bu kadını „Ermeni“ diye isimlendirmek de doğru değildir.
Ermenilere saygısızlık olarak görüyorum. Kökeni nereye dayanırsa dayansın bu ucube yaratık tüm insanı değerlerinde, ahlaki yapıdan soyutlanmış, dönemin de M.Kemalın daha sonrada başka efendilerinin elinde başka şekillerde kulanan bir kukla, zavali olmalı ..!
Insanı duygudan, değer yargıdan, tabulardan yoksun ulusal kahraman Sabiha Türk halkın ve insanlığın yüzkarasıdır....
İmralıdaki „ben Mustafa Kemalın kültür milliyetçisim „diyor.. on yıldır methiyeler düzdügüne de bakmayalım.. yarattığı kültür kişiliksiz ve robotlara mahsuz olduğu iyi bilinir...
..“1938 yılında henüz 15 yaşında olan Şadiye Yüksel, hâlâ o acı ve korku dolu günleri aklından silememiş. Yaşadıkları köyün ileri gelenlerinin öldürüldüğünü gören Yüksel (85), kardeşi ile birlikte bahçeye saklanarak kurtulmuş. Bir çavuşun sahiplenmesiyle kurtulan Salman Yeşildağ (91) ise o günleri, "Ailemizi ellerini bağlayıp kurşuna dizdiler, çocukların çığlıkları göklere yükselmişti."
"Sabiha Gökçen’in suskunlukla geçiştirdiği, Muhsin Batur’un anlatmaya dilinin varmadığı şeyleri artık konuşuyoruz.." (Ayse Hür)
Tanıdığım Türkiyeli bir anne diyor ” Özür diliyorum, ben ve çocuklarım geçmişte olan bu katliamı bilmiyorduk, şimdi geçmişe giderek bunları öğrenmeliyim, çocuklarıma öğretmeliyim..Yoksa bu suç-utanca ortak olurum..”
M.Kemal’ın ulusal kahraman yaptığı Sabiha Gökçen şimdi Türkiyenin gündemin de, sağduyulu, vicdan sabibi Türkiyeli aydınları, halkı konuşuyor.
Dersim 38 soykırım, insanlığın utanç belgesidir..
Bıyık takılıp Hitlere tıpatıp benziyen CHP’li Onur Öymen sayesinde Dersim vahşeti gündeme taşındı.
.Dersim halkı yıllardır yapılan katliamı anlatıyor…
…. ağıtlarıyla iki nesil büyüdü…
….klamlara –öykülere konu oldu..
Ancak hiç bu kadar apaçık konuşulup/yapılanlar mahkum edilmemişti..
Demek ki “Güneş balçıkla sıvanmıyor”..
O’ gün elbette geliyor…!
Dersimlilerin kendi değerleri etrafinda kenetleneceği günlerın yakın olması dileğiyle..
Elif ORHAN
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
Son Güncelleme (Salı, 24 Kasım 2009 21:54)



Öner, paylaş