| 06 Şubat 2010
Yaklaşık olarak üç aydan beri tek bir makale yazmışımdır.
O da şehit Selim Dindar ile ilgiliydi.
Zamanım yoktu.
Gitmiştim…
Nereye mi?
Kürdistan’a, evet kendi ülkeme!
Hayatımda ilk olarak ülkemin topraklarına ayak bastım.
Ve elli beş yaşımın son günlerinde gittim ülkeme
Daha önce ülkemde yaşamıştım ama özgür değildim.
Bundan dolayı ülkemi ülkem saymadım!
Esirdim kendi ülkemde
Ama bu kez bambaşkaydım.
Arkadaşım Sait Çiçek ile uçağın arka kapısından inerken
Genç bir kız ile genç bir erkeğin tuttuğu pankart gözüme ilişti
Üzerinde ikimizin adı ve soyadımız yazılıydı.
Gençlerin yanına vardık, bize “hoş geldiniz” dediler.
Onların eşliğinde yürürken, uçağın ön kapısında bizi karşılamaya gelen iki genç daha vardı.
İkimiz, eski bir milletvekili ile birlikte özel bir otobüse alındık
Birkaç dakika sonra VİP salonuna vardık.
Burada sivil giyimli, saçlarına aklar düşmüş, sade sakin bir bey efendi bizi karşıladı.
Adı isa Ahmed Berzani İdi.
Sonradan öğrendim ki KDP nin ulusal ilişkiler temsicisiydi.
KDP nin yeni kuşağının temsilcisi bu genç, fikirleri ve davranışlarıyla modern bir Kürdün bütün özelliklerini taşıyordu.
İsa bana umut verdi.
Kahvemi yudumlayıp onu dinlerken, esaret günlerimin çok geride kaldığını düşündüm.
VİP salonundan dışarı çıkıp bizi bekleyen arbaya doğru yürürken, bu gezimin dizi yazısının ilk satırlarını kafama not düştüm.
İLK,!
Evet bu kelime benim için çok önem arz etmeye başlamıştı.
İşte eli beş yaşıma geldim
ilk olarak kendi ülkemde VİP salonundan geçtim
İlk olarak kendi ülkemin havaalanında uçaktan indim
ilk olarak kendi ülkemin Polisini gözlerimle gördüm.
Gerçeğini söylersem, hayatımda ilk olarak kendimi tam özgür hissettim
Bu duygularla bizi bekleyen arabayı ulaştım
ilk durağımız Hevler diğer adıyla Erbil di.
Burası, ülkemin başkentiydi
Doğrusunu söylersem Erbil’ e gelmeden önce burayı hayalet bir şehir veya Kabil gibi harebe bir yer sanırdım.
Gidip dönen arkadaşlarımın bir kısmı öyle anlatmıştı.
Bir kısım arkadaşımda Erbil’ den döndüklerinde hep siyasi propağanda yapmıştı.
Kimse bana Autobanları, geniş parkları, modern binaları ve çarşıları anlatmamıştı.
Doğrusunu söylersem, ben gördüklerim karşısında şaşırdım.
Evet Kürtler kısa bir zaman zarfında modern bir devlet kurmuşlardır
Tam bir devlet.
Ordusuyla, polisiyle, memuruyla, üniversiteleriyle Tam devlet.
Sabırlı olun, size gördüklerimi ve tanık olduklarımı, duyduklarımı anlatırım
Devam edecek
| Yorumlar |
|
|
|


